Parkinson Hastalığı

Parkinson Hastalığı (PH)

PH beynin dopamin salgılayan hücrelerinin kaybı ile ortaya çıkan ve ön planda motor (hareket) sistemi etkileyen dejeneratif (yıkıcı) bir hastalıktır. Yaş ile beraber artan bir sıklığı vardır ancak seyrek olarak gençlerde de görülebilir.

Başlıca bulguları arasında ellerde titreme, hareketlerde yavaşlama, denge bozukluğu ve yürümede zorluk vardır.

Tabii ki her titreme PH anlamına gelmez. Birçok kişide “basit” ve nedeni bilinmeyen bir titreme görülebilir ve "esansiyel tremor" olarak adlandırılır. Bu kişilerde titreme genç yaşta başlayan, her iki elde aynı olan, dinlenince geçen, stres ile artan ve aile fertlerinde de olabilen bir durumdur ve eşlik eden başka nörolojik bir bulgu yoktur.

PH’ın başlıca iki şekli vardır:

1. Hiperkinetik PH: Titremenin ön planda olduğu form, 

2. Akinetik PH: Hareketlerde yavaşlama ve katılaşmanın hakim olduğu form. 

Her koşulda başlangıç oldukça yavaştır ve hastalar yakınma başlangıç tarihini çoğu zaman belirtemezler. Titreme çoğu zaman tek tarafta başlar ve ancak aylar / yıllar içerisinde bacağa veya karşı tarafa geçer. Hareketlerde yavaşlama ise yüz ifadesinde değişme / donukluk ve el yazısında küçülme ile başlar ve çoğunlukla yürümede yavaşlama ortaya çıkmadan çok dikkat çekmeyebilir.

İster titreme isterse de hareketlerde yavaşlama ile başlayan PH ilerleyici bir hastalıktır. Yürümede zorluk, ayakları sürüme ve düşme ile yürürken öne eğik duruş şkeli PH için oldukça tipik bulgulardır. Ayrıca PH’a benzer şekilde başlayan ancak daha hızla kötüleşen ve tedavi yanıtı olmayan bir hastalık grubu vardır. Bunlar "Parkinson plus" veya "parkinsonizm" olarak tanımlanır ve birçok zaman hastalık seyri içinde ancak tanınabilirler.

PH’nın maalesef kesin tedavisi yoktur. Ancak semptom azaltıcı tedaviler, multidisipliner yaklaşım ve uygun hastalarda cerrahi ile hastaların yakınmalarında belirgin düzelmeler sağlanabiliyor. Kullanılan başlıca tedavi grupları arasında levodopa en etkin olanıdır, ayrıca dopamin agonistleri ve MAO-B inhibitörleri sayılabilir. İlaca yeterli yanıt vermeyen seçilmiş bazı hastalarda pil tedavisiyle başarılı sonuçlar alınabilmektedir.

Hastalığın erken evresinde çok düşük dozda ilaçla yakınmalar tamamen veya tama yakın baskılanmaktadır.

Birden fazla etkili ilaç gruplarının hastalığın farklı evrelerinde gerektiği şekilde, hastanın ihtiyacına göre kullanılması; hastanın takibi çok önemlidir. Ayrıca erken tanı konması, tedavinin erken başlanması; hastanın olabildiğince aktif bir yaşam sürdürümesi hastalığın kontrol altına alınması açısından çok önemlidir.

Parkinson hastalığında erken tanı tedavi için 0216 571 44 44 den bilgi ve randevu alabilirsiniz. 

Prof. Dr. Nazire Afşar