Hipertansiyon: Teşhis ve Tedavi

HİPERTANSİYON (yüksek tansiyon) NEDİR ?

Hipertansiyon kan basıncının normalden yüksek olmasıdır. Vücudumuzda kan dolaşımının sağlanması ve besinlerin hücrelere uygun şekilde ulaştırılması için basınca gereksinim vardır; bu basınç kalbimizin kasılmasıyla oluşur. Kalbimiz kasıldığında her defasında atardamarlar içine belirli bir miktarda kan pompalar. Atardamarlar içinde kalp kasıldığında oluşan kan basıncına “büyük tansiyon”, gevşediği sıradaki basınca da “küçük tansiyon” denir. Kan basıncı ölçü birimi “milimetre civa” (mmHg) dır.

İdeal kan basıncı 120 / 80 mmHg ve altındadır.

Daha önce "normal" kabul edilen kan basıncı değerlerinin bile kalp ve damar sağlığı için riskli olduğu son yıllarda anlaşılmıstır. Bu nedenle kan basıncının normal değerleri yeniden tanımlanmıstır.

Sadece büyük tansiyonun 140' dan ya da sadece küçük tansiyonun 90 mmHg’ dan yüksek olması hipertansiyon (yüksek kan basinci) demektir; tedavi gerekir.

Şekeri, kalp hastaliği veya böbrek yetmezliği olan hastalarda daha düşük kan basınciı değerlerinin de tedavisi gerekebilir.

Hipertansiyon teşhis ve tedavi konusunda bilgi ve randevu için: http://www.vivasaglik.com/hipertansiyon_klinigi-67.html


HİPERTANSİYONUN ÖNEMI NEDİR ?

1.Yüksek kan basıncının kalp ve damar sistemi üzerine bir çok olumsuz etkisi vardir. Yüksek kan basıncı, eger tedavi edilmezse atardamarlarda sertlesmeye ve daralmalara (damar sertligi; ateroskleroz) neden olur. Ayrıca bu atardamarların beslediği organlarda yapısal ve işlevsel bozukluklara yol açar. Beyin, kalp, göz (retina) ve böbrekler hipertansiyondan en çok etkilenen organlar arasındadır. Hipertansiyon, kalp krizi, kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, gözdibi kanamaları ve felç gibi hastalıkların en önemli nedenleri arasındadır.

hipertansiyon risk ali serdar fak    

2. Hipertansiyon yaygin bir hastalıktır ! 2000 yılı verilerine göre ülkemizde yaklasik 15 milyon hipertansiyon hastası vardır. Kadınlarda hipertansiyon sıklığı daha fazladır ! Ülkemizde ve dünyada yaklasık her 10 eriskinden üçünde hipertansiyon hastaliği vardır. Hipertansiyon yaslılarda daha sıktir; 70 yasın üzerindeki her iki kişiden birinin hipertansiyon hastası oldugu bilinmektedir.

 

hipertansiyon risk ali serdar kardiyolog

HİPERTANSİYON BELİRTİ VERİR Mİ ?

Hipertansiyon hastası olup da bunun farkında olan kişilerin oranı sadece % 40 dolayındadır; yani hipertansiyon hastası olanların yarısından çoğu bu durumlarının farkında değildir.

Gerçekten de hipertansiyonun önemli bir özelliği uzun yillar hiç bir belirti vermemesidir. Yüksek kan basıncı bazen başagrısı, yorgunluk, halsizlik vb. gibi yakınmalara neden olsa da, çogu zaman hiç bir şikayete yol açmaz. Dünyada ve ülkemizde yüksek tansiyonu olan kişilerin yaklaşık yarısının hastalığın farkında olmadiği tahmin edilmektedir. Diger yandan, yakınması olmadiği için bir çok kisi hipertansiyon hastasi oldugunu kabul etmekte zorlanir ve tedaviye istekli olmaz. Oysa bu zaman zarfinda da yüksek kan basıncı kalp ve damar sistemine zarar verir. Herhangi bir yakinmaniz olmasa bile hipertansiyon tedavi edilmelidir !

Hipertaniyonun tanısı için 24 saat otomatik kan basıncı kaydı (tansiyon Holter tetkiki) yapılabilir. Bu tettkik yanı zamanda hipertansiyon tedavisinin başarılı olup olmadığını da belirleyebilir. Holter tetkiki için hastaneye gitmeniz gerekmeyebilir; doğrudan evinizde veya işyerinizde de Holter tetkiki yaptırabilirsiniz. Bilgi ve randevu için: www.evdeholter.com u ziyaret edebilirsiniz.


HİPERTANSİYONUN NEDENİ NEDİR ?

Hipertansiyonun nedeni tam olarak belli değildir. Hipertansiyon hastalarında kalp, damar ve böbrek fonksiyonlarında hücresel düzeyde çeşitli bozukluklar olduğu bilinmektedir.  Ancak hastaların % 95 kadarında hipertansiyona neden olan tek bir faktörün saptanması mümkün değildir. Bu durum daha çok bünyesel / genetik yatkinliğa bağlıdır ve ailesel eğilim gösterir. Bu hipertansiyon olgularına "esansiyel hipertansiyon" denir. Çok küçük bir hasta grubunda (% 5 hastadan daha az), altta yatan bir böbrek hastaliği,  böbreküstü bezi hastaligi, damarsal hastalıklar gibi baska bir hastalık hipertansiyona yol açabilir. Bu durumda öncelikle altta yatan hastaliği tedavi etmek gerekir. Ancak hipertansiyon hastaliği çok büyük oranda genetik / bünyesel zeminde gelistiği için, çok özel durumlar dışında hastaliğin nedenini aramak klinik olarak gerekli değildir.

Hipertansiyon hastalarına yönelik tetkikler hipertansiyonun nedenini araştırmaktan çok, hastaliğin kalp-damar-böbrek sistemine zarar verip vermediğini ortaya koymak ve takip etmek amacıyla yapılmaktadır.

HİPERTANSİYON TEDAVİSİ HAKKINDA PRATİK NOTLAR:

Kilo vermek kan basıncını azaltır, vücut ağırlığının 10 kg azalması kan basıncında 10 mmHg aşağıya inmesini sağlar.

Tuz tüketiminin azaltılması kan basıncının normalleşmesine yardım eder.

Yüksek tansiyon şikayete neden olmasa bile tedavi edilmelidir; ancak bu yolla kalp krizi, felç, kalp yetersizliği riskini azaltmak mümkündür.

Çok çeşitli tansiyon düşürücü ilaç vardır. İlaçlar doktor tarafından hastanın bünyesine göre seçilmelidir. Bir hastaya iyi gelen bir tansiyon ilacı, başka bir hastaya zarar verebilir.

Tansiyon tedavisi süreklidir; kan basıncının normale dönmesiyle ilaçlara ara verilmesi doğru değildir.

Zaman içinde tansiyonun şiddeti değişebilir, ilaçların dozunu artırmak veya azaltmak gerekebilir. Düzenli kontrollerinizi aksatmayın.

Kolesterol, şeker hastalığı, kalp hastalığı gibi başka hastalıkların varlığı veya sonradan bu hastalıkların ortaya çıkması,  ilaçlarda değişiklik yapılmasını gerektirebilir. Düzenli kontrole gitmeyi ihmal etmeyin.