Demans

Unutuyorum – Yoksa Alzheimer mi oldum?  Prof. Dr. Nazire Afşar

Son yıllarda unutkanlık yakınması olanlar giderek artmaktadır. Her yaşta kişi, hele de yakınlarında Alzheimer hastalığı varsa, endişe ile başvurmakta. Unutkanlık konusunda yaş çok önemli bir unsurdur ve gençlerde basit vitamin eksikliğinden, aşırı yorgunluk veya depresyona kadar aynı çeşitli sorunlar bu yakınmaya yol açabilir. Ancak, 65 yaş üzerindeki kişilerde bu yakınmanın normal yaşlanma süreci mi yoksa bir hastalık belirtisi mi olduğunun ayrımı yapılmalıdır. Aslında unutulmamalıdır ki her unutma demans değildir ve her demans Alzheimer hastalığı (AH) değildir. Demans unutkanlık ile giden hastalıkların tümü ve Alzheimer hastalığı ise bunlar arasında en sık (%50-60) görülen gruptur.

Alzheimer hastalığın sıklığı yaş ile artmakta, 65 yaş altında AH %1 iken 80 yaş üstünde %20’yi geçmektedir. Hastalığın başlangıcı sinsi olduğundan kişi veya yakınları durumu yaşlanmaya bağlayıp önemsemeyebilir.

Bilişsel (kognitif = zihinsel) fonksiyonlar bellek (hafıza), dikkat, algılama, konuşma, planlama, karar verme ve yargılamayı içerir. Yaş ile bu fonksiyonlardaki değişim sürecini dört farklı başlık altında görebiliriz; normal yaşlanma, yaşla ilişkili unutkanlık, hafif bilişsel bozukluk ve demans (hafif, orta, ağır evre). Bazı durumlarda demansın ilk yakınması unutkanlık olmaz; davranış değişiklikleri, psikolojik sorunlar veya günlük yaşam aktivitelerinde bozulmalar görülebilir. Bu kişilerde bilişsel bozulma daha geç başlar.

Yaş ile ilişkili bellek bozukluğu olan kişilerde herhangi bir laboratuvar yöntemi aracılığıyla bu yaşlıyı aynı yaşta yakınması olmayan bir yaşlıdan ayırabilmek mümkün değildir, kişi günlük yaşamında tümüyle bağımsızdır.

Yakınmalar ve bulgular biraz artınca hafif bilişsel bozukluk tanımı söz konusudur ve bu kişilerden %8-15’i bir yıl içinde demansa ilerleyebileceğinden biraz daha dikkatle izlenmesi gereken bir grubu oluştururlar. Burada aslında unutkanlıklar kişinin yakın çevresinin dikkatini çekemeye başlamıştır. Objektif bellek değerlendirme testlerinde ölçülebilir eksikler vardır ancak hala kişi günlük yaşamını başkalarından bağımsız olarak yürütebilir durumdadır.

Demans tanısı alan kişilerde ise bellek dışında başka bilişsel alanlarda da bozulma başlamış ve bu nedenle kişi günlük yaşamını eski düzeyinde sürdüremez hale gelmiş durumdadır.  Genel olarak demans bulguların şiddetine göre üç evreye ayrılır.

Hafif evre AH: İş performansında düşme başlamıştır. Yabancı mekanlarda veya seyrek gidilen yerlerde çabuk kaybolma olabilir. Araba kullanırken dikkatsizlik, mali işlerde hatalar göze çarpar. Hobilere ilginin azalması veya beceri sorunları, ev işlerinde özensizlik, ilgisizlik ve depresif duygu durumu görülebilir. Bu aşamada hem kişi hem yakınları sorunun farkındadır.

Orta evre AH: Kişi ev dışında artık bağımsız değildir ve yeni bir şey öğrenme hemen hiç mümkün olamamaktadır. Evdeki işlevsellik artık son derece yüzeyseldir ve çeşitli mazeretlerle (“vaktim yok”, “yorgunum” vb.) kişi faaliyetlere katılmaktan kaçınmaktadır. Davranışsal belirtiler,  akşam veya gece saatlerinde belirginleşen saldırgan veya hırçın davranışlar sık görülür.  Ayrıca hasta olmamış olayları olmuş gibi anlatabilir ve özellikle geceleri çoğunlukla kaybedilmiş yakınlara ait hayal görebilir.

İleri evre AH: Temel günlük yaşam aktivitelerinde artık tam bir gözetim gerekmektedir. Kişinin iletişim becerileri belirgin olarak azalmış veya kaybolmuştur. Tuvalet alışkanlığında bozulmalar ve idrar kaçırma giderek belirginleşir. Son aşamalarda artık kişi yatağa ve bakıma tam muhtaç duruma düşer. Hastalığın ortalama süresi 10-15 yıl arasındadır.

Bugün için kesin ve etkili tek bir tedavisi yöntemi yoktur. Tedavilerde başlıca yaklaşım hastayı ve yakınlarını rahatlatmak, hastanın emniyetli bir ortamda yaşamasını sağlamak ve destek ilaçlar ile günlük yaşamı sürdürmesini sağlamaktır. 

Ayrıca, erken evre AH’da ve hafif bilişsel bozukluğu olan kişilerin günlük ve sosyal yaşamda aktif olmalarını özendirmek çok önemlidir ve hastalığı yavaşlatmada kısmen etkili olabilmektedir. Bu nedenle hastalığın erken tanınması önemlidir.

Aslında, tüm yaşlanmakta olan bireyler için, yoğun aktivite ve yeni beceri (daha önceden hiç bilinmeyen – örneğin müzik aleti çalmak, dil öğrenmek vb.) kazanımı özendirilmelidir. Halen bilişsel açıdan koruyucu olduğu düşünülen unsurlar bu yaklaşımlardır. 

Alzheimer hastalığında erken tanı tedavi için 0216 571 44 44 den bilgi ve randevu alabilirsiniz. 

Prof. Dr. Nazire Afşar