Biyoelektrik, pil, insan vucudu, epilepsi tedavisinde VNS

Piller, kimyasal enerjiyi elektrik enerjisi haline çeviren ve depolayan taşınabilir, genellikle küçük enerji kaynaklarıdır.

Sinir sistemimiz, kalbimiz ve kaslarımız elektrik enerjisi ile çalışır; yiyeceklerimizle aldığımız  molekülleri hücrelerimizde oksijenle yakar ve kimyasal enerji elde ederiz. Bu kimyasal enerji sinir sistemimizin hücrelerinde (nöron) ve kalp ve iskelet kaslarımızın bazı hücrelerinde elektrik enerjisine dönüşür. Bu biolektrik sayesinde yaşam için zorunlu olan beynimizin, sinir sistemimizin diğer bölümlerinin, iskelet kaslarımızın ve kalp kasımızın, yani kalbimizin çalışması mümkün olur.

Tedavi amacıyla vucudumuza üç çeşit pil takılabilir:

1.Kalp pili (Yapay uyaran-“artificial pacemaker”)

2.Vagus sinir pili-uyarıcısı  (“Vagal nerve stimulator”)

3.Derin beyin uyarıcısı  (“Deep brain stimulator”)

Ayrıca, yapay organları çalıştırmak için de enerji ihtiyacını karşılayacak geçici piller kısa süreli kullanılmaktadır.

Her üç pil de aslında standart pillerin işlevini görür; depolanmış olan enerjiyi elektrik enerjisi olarak gerekli organa uygun bir zamanda ve şekilde verir.

Vücudumuza yerleştirilebilen piller;

a. Belirli aralıklarla (gerektiğinde) elektrik uyaranı verebilirler.

b. Vücut dokularıyla uyumludurlar

c. Vücudun değişen gereksinimlerine gore ayarlanabilirler (Bu ayarlar pil takıldıktan sonra herhangi bir zaman, özel cihazlarla kolay bir şekilde yapılabilir).

d. Yüksek teknoloji ürünüdürler.

e. Yaşam kurtarıcı ya da yaşam kalitesini yükseltici olabilirler.

İnsan vücüdundaki elektriği depolayıp, gerekli şekilde, gerektiğinde kullanmayı amaçlayan biyoelektrik piller üzerinde araştırmalar sürmektedir. Bilimkurgu kitaplarında,  filmlerinde gördüklerimiz henüz tümüyle gerçek olmasa da, kalp ve beyin sağlığı için teknoloji ve tıp çok  uzun süredir birlikte çalışmaktadır.

VAGUS SİNİRİ VE UYARICISI NEDİR?

Vagal sinir (nervus vagus), beyin ile kalp arasındaki tek bağlantıdır; beyin sapından çıkan vagus siniri beyinden gelen emirleri kalp başta olmak üzere iç organlara ileten, kalbin, iç organların otonomik çalışmasını düzenleyen bir kafa siniridir (Şekil 1). Kafa tabanından çıktıktan sonra boynun iki yanında seyrederek göğüs kafesine girer ve dallanır. Vagus sinirinin boyundaki parçasına yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla sinire aralıklı elektrik uyaranı verilmesiyle epilepsili bazı hastalarda nöbetler kısmen veya tam olarak kontrol altına alınabilir.

Etki mekanizması tam olarak bilinmese de, vagus sinirine yapılan elektriksel uyarının, bu sinirin bazı iletici lifleri aracılığıyla ara merkezlere ve sonra beyin kabuğuna ulaşarak burada elektrofizyolojik değişiklik oluşturduğu ileri sürülmektedir.

Vagus pili, genel anestezi altında beyin cerrahisi uzmanı tarafından yapılan bir ameliyatla sol göğsün üst bölgesine deri altına yerleştirilir ve elektrotlar boyuna yapılan küçük bir kesi ile sinirin boyundaki kısmına (sinir çevresine) sardırılır (Şekil 2). Pilin ayarı, yani uyarı parametreleri (aralıklı elektrik uyaranının şiddeti ve sıklığı) erişkinlerde erişkin nörolojisi, çocuklarda çocuk nörolojisi uzmanı hekim tarafından yapılır. Aralıklı kontrollerle tedaviye yanıta göre ayarlar yine hekim tarafından değiştirilir. Ayrıca pil takılan kişi, nöbetin geleceğini farkederse dıştan kullanılan özel bir mıknatıs sayesinde pili uyararak nöbeti durdurabilir, ya da nöbet başlamışsa (bilinci açıksa kişi kendisi, bilinci kapalı ise yakını) aynı şekilde akım vererek nöbetin engellenmesi ya da durdurulması sağlanabilir.

VAGUS SİNİR UYARICISI KİMLER UYGULANIR ?

Epilepsi tedavisinde son yıllarda kullanılmaya başalanan vagal sinir uyarıcısı, mucizevi bir tedavi yöntem
i değildir:

Ancak tıbbi tedaviye dirençli, seçilmiş çocuk ve erişkin epilepsi hastalarında, endikasyon (uygulama gerekçeleri) varsa kullanılabilir.

Bu tedaviye karar verilmeden önce hastanın deneyimli bir ekip tarafından ayrıntılı değerlendirilmesi yapılmış olmalıdır:

Epilepsi tanısı, nedeni, tipi, nöbet ya da nöbetlerin tipi, tipleri, özellikleri, daha önce kullandığı ilaçlar (uygun ilaçların uygun dozda, yeterli sürede kullanılıp kullanılmadığı), hastanın klinik özellikleri belirlenmelidir.

Hastanın yakın izlenmesi gerekir, pilin takılması hastanın hiç ilaç kullanmayacağı ve tamamen nöbetsiz olacağı anlamına gelmez.

Yan etkiler (uyku apnesi, ses kısıklığı, öksürük vb) ve pille günlük yaşamda dikkat edilmesi gerekenler konusunda hasta ve yakınları ayrıntılı olarak bilgilendirilmeli ve izlenmelidir.